benim söyleyeceklerim b/aşkaydı... Atiyye Küçük,şiir,deneme,hikaye,Atiye küçük,kavil dergi,kavil,çerapunçi,edebiyat,fotoğraf,resim,sanat,fanzin Dün Sensiz oturmak istemedim kahvaltıya. Ocağa çay suyu koydum. Demlendim. Muhabbetin olmaksızın yudumladım hayatı. Akşam oldu. Ağlayarak tarçınlı portakallı kek yaptım. Ne de severdin kokusunu. “ Baharın gelişini ellerinden anlıyorum, derdin. Her bir dilim büyüdü gözümde. Pencereden ara ara esen rüzgârla,cırcır böceklerinin uğultusuyla getirdim geceyi. Uyudum sonra. Dün-artı-I Bu gün hava güneşliydi. Yağmur sıcakları geçti geçmesine de; bir sen bir de yağmurlar yağmadınız bu şehre. Ektiğimiz domatesler boy verdi. Sevdim onları senin niyetinle. Benim gibi sana susamışlar. Parmaklarımı değdirdim. Geçmesin istedim kokuları sen duyana dek. Akşam oldu,kuşlar yuvalarına uçtu. Televizyonda sevdiğin film çıktı. Sende büyüyen bütün replikleri ezberledim. Bitti fakat kapatmadım hemen. Yazılar aktı gitti önümden. Efkârlandım sonra. Bir cigara bir de müslüm baba ilk kez bu kadar dokundu canıma* Dün-artı- II Neden sevdiğin şarkıları mırıldanarak uyanıyorum,bir türlü anlamıyorum. Gözlerimi açar açmaz sanki bütün gece söylemişim gibi dilimdeler. Belki de duymak istediğim şey bu değildir. Bu gün küçük boşluklar doldurdum ucuz tahta masalarda. Birileri bir şeyler sordu. Bilmem ne,bilmem ne,bilmem ne.Ne önemi var ki sana söyleyemedikten sonra öğrendiklerimin. Sen duyunca değer kazanıyor her şey. Her şey seninle güzel. Dün-artı- III Pencere önü çiçeğin bükmüş boynunu. Bakmıyor dünyaya aynı güzellikle. Suladım,sevdim fakat gülmedi,yüz vermedi bir türlü. Kitaplarını indirdim bu gün. Tozlarını sildim bir güzel.. Sen dokundun diye kokladım her bir sözü . Altını çizdiğin satırlar,üzerine düştüğün küçük notlar,içtiğin kahve fincanının yuvarlak damgası,belki bazen kurumuş telvecikler… Hepsini hepsini sevdim özenle.Küçük bir şiir kitabı ilişti gözüme. Fakülte yıllarında almış,bunalmış;yazdıkça yazmışsın. Oysa. Şimdi suskunsun,hep suskun. Dün-artı- IV Bu sabah ezanlarla uyandım. Köşe başından çıkıp elinde bastonuyla camiye giden amcayı izledim. Bir de sokak kedisi eşlik ediyordu ona. Yarı karanlık yarı aydınlık sokakta kayboldular bir müddet sonra. Gün doğdu da şarktan,günler doğmadı henüz içime. Şiirler okudum gün içinde. Uzun zaman olmuş . Hay Allah’ım! Bunlar da yazılmaz ki şimdi. ** Nasıl da duruvermişiz aynı bam telinde. Ne kadar da özlemişim şiirlere tebessüm etmeyi… Bir vakit sonra ikindi kuşları ötüştüler balkondan. Ekmekler serdim önlerine . Onların gözleri de seni aradı. “Madem dünyam küçüldü,dedim;dışarı çıkayım. Mahalle bakkalında Neriman teyzeye denk geldim. Hatrımı sordu yorgun çizgileriyle. Hep bahsetti bir şeylerden. “Varlığı şehir,yokluğu zehir, dedi paraya. Dünya,dedim.” Dünya dönen bir şey.” Her neyse ki kalktım buraya geldim. Hiçbir şey değişmemiş meğersem. Baktığım her şeyde sen varsın hala. Akşamlar çöktü yine. Oymalı sandığıma takıldı gözüm. Hani annem hediye etmişti.İçinde kaneviçe seccâdeler,danteller olan. Sen gülmüştün de : Demek mutluluğumuzun ilk şahidi bu güzel sandık, demiştin. Tanıştığınıza memnun olmuştun. Küçük mumlar koymuştun kenarlarına. Sonra bir bir yakmıştın hüzünleri de şarkılar söylemiştin o Kasım akşamı. Şimdi diyorsun:Nerden hatırlıyorsun bunları?” Bugün Cümlem!.. Sana dair hiçbir şeyi unutmadım. Bil ki unuttuğum andır sana varışım. Bu dünyada bitmişliğim, sende doğuşumdur. Benden geçmişliğim, sende durmuşluğumdur. Nasıl ve hangi vakit bende hüküm sürmüşsen düşleyemediğim tek şey sensiz bir cennettir. * “sensiz olmaz” ** ”Üşüyorum… Kapama gözlerini.” Atiyye Küçük Öyleyse beni sessizliğin ortasına götür ki, kalbim şarkılarla dolsun... Rabindranath Tagore

Ücretsiz Türkçe Blog - deSenblog web tasarýmAtiyye Küçük,ÅŸiir,deneme,hikaye,Atiye küçük,kavil dergi,kavil,çerapunçi,edebiyat,fotoÄŸraf,resim,sanat,fanzin